fbpx

Ofislerden ya da plazalardan farklı bir evrene sürüklenen çalışma biçimleri, freelance çalışanlar için dünyayı gezmenin de önünü açıyor. Taşınabilir bilgisayar ve makul hızdaki bir internet, çalışmak için yetiyor da artıyor. Bu durum da dünyanın farklı coğrafyalarındaki akla gelmeyecek şehirleri bile dijital göçebeler için cennet haline getiriyor.

San Francisco, New York, Boston, Londra gibi destinasyonlar yaratıcı şehir olarak nitelendiriliyor. Silikon Vadisi gibi spesifik noktalar, geleceğin iş insanları ile dolup taşıyor. Ancak büyük bir hızla değişen dünyada yaratıcı şehirlerin tanımı da dönüşüm geçiriyor. Yani Amerika Birleşik Devletleri artık herkesin hayali değil, insanlar farklılık arıyor.

Buenos Aires

Son yılların popüler şehirlerinden bir tanesi olan Buenos Aires, geçimini freelance olarak sağlayan çalışanların da gözdesi. Arjantin’in başkenti ve en gelişmiş şehri olan Buenos Aires, bu dönüşüme başarıyla ayak uyduruyor. Ortak çalışma alanlarından sosyalleşme olanaklarına kadar her yönüyle konforlu bir yaşam sunan Buenos Aires, yılın bir bölümünde keyifle yaşanabilecek bir atmosfer yaratıyor.

Hızlı interneti, ucuz yaşam maliyetleri, zengin gece hayatı, yüksek İngilizce konuşma oranı gibi avantajları sayesinde her daim bir adım önde olan Buenos Aires, dijital göçebeler için verebileceğimiz tavsiyelerden ilki oluyor.

Budapeşte

Avrupa ya da ABD tarzı yaşam tarzından kopmakta zorluk çekecekler için rota Macaristan’a, Budapeşte’ye çevriliyor. Budapeşte, her yönüyle “uygun” bir şehir çünkü Budapeşte’de yaşam standartları da uygun maliyetler de. Ev kiralarından tutun da ortak çalışma alanlarının ücretlerine kadar her gider kaleminde Avrupa ortalamasının altında olan şehir, bu yüzden de dijital göçebelerin ilgi odağında yer alıyor.

Orta Avrupa’nın en turistik noktalarından biri de olan Budapeşte, kültürel anlamda da epey tatmin edici görünüyor. Birkaç ay boyunca dolu dolu yaşanabilecek Budapeşte’de hem eğlence hem de huzur bulunabiliyor. Bu durum da şehri listemizin ikinci sırasına yerleştiriyor.

Lizbon

Budapeşte ile benzerlik gösteren bir diğer şehir de Lizbon. Portekiz’in eşsiz güzellikteki şehri Lizbon’da da yaşam maliyetleri düşük, hayat standartları yüksek. Ülkenin genelinde internet hızının yüksek olması en büyük avantajken Lizbon’da da Avrupa ortalamasından daha ucuz bir şehir sizi bekliyor. Genç nüfus da şehre artı puan yazdırıyor çünkü Lizbonlu gençler, adeta şehrin kimliğini değiştiriyor.

Lizbon’u öne çıkaran bir diğer detay da İstanbul ile benzerliği oluyor. Tıpkı İstanbul gibi yedi tepe üzerine kurulmuş olan şehir, her semtiyle İstanbul hasretinizi giderecek gibi gözüküyor.

Ho Chi Minh City

Ho Chi Minh City Vietnam’da bulunuyor ve bu farklı rota, uzun yıllardır gezginlerin ve dijital göçebelerin listesinde yer alıyor. Haliyle de dijital göçebelere vereceğimiz tavsiyelerden bir diğeri de bu şehir oluyor. Güleryüzlü insanı ve beklenilenden dahi daha ucuz yaşam şartları ile tatmin edici olan Ho Chi Minh City’nin kendine has kültürü de bir hayli ilgi çekiyor.

İlerleyen yıllarda daha da popüler olması beklenen Ho Chi Minh City, dijital göçebe olmayanların dahi mutlaka görmesi gereken şehirler arasında gösteriliyor. Araba sayısından çok bisiklet ve motosiklet sayısının görüldüğü Ho Chi Minh City, listemizin dördüncü sırasını alıyor.

Bangkok

Tayland’ın ve dünyanın en turistik destinasyonlarından biri olan Bangkok, dijital göçebeler için de önem arz ediyor. Şehrin büyük bir bölümü yeni dünyaya adapte olmuş. Hemen her semtte yeni nesil çalışanların konforu için değişimlere gidilmiş. Konaklama seçeneklerinden ortak çalışma alanlarına, hoşgörü ve misafirperverlikten eğlence anlayışına kadar her yönüyle Bangkok, herkese öneriliyor.

Bangkok’un şehir yapısı gibi doğası da beğeni topluyor. Yeşilin ve mavinin her tonunu bulabileceğiniz ülkede insan, buradan hiç ama hiç ayrılmak istemiyor. Bangkok listemizin son sırasında yer alsa da daima akla ilk gelen şehirlerden biri oluyor.